Aralık 21, 2011
Aralık 15, 2011
Kasım 24, 2011
Kut'lu olsun!
, okumayı, insan olmayı..
Sen öğrettiğin için, bugün içim cayır cayır!
Sen bana öğretirken dürüstlüğ
Çocuklarına ışık olan, ilham veren, hayata yeni pencereler açan tüm öğretmenler!
Kutlu olsun bugün size!
Öğretmenim,
Kutlu olsun gün’ün!
Bize düşünmeyi, düşündürmeyi öğrettin, değerleri, Atatürk’ü bu adamlar neredeydi ?
Şimdi meydanlarda, televizyonlarda, kürsülerde çığırıyorlar hergün senin anlattıklarının tersinin doğru olduğunu, çirkeflik dizboyu!.. aymazlıklarını, yüksek sesleriyle bastırıyorlar. Kıs kıs gülüyorlar sonra perde arkalarında, gülüyorlar ve güldürüyorlar. ve dışı beyaz, içi siyah bir şebbâz medeniyette ve dahi dinde mevcut bulunan her türlü ilkeyi kendi emeline ulaşmak için kullanarak, dekoru ve oyuncuları çizip yönetiyor. Ne yazık; köy enstitülerinin giremediği köylere, girmiş durumda hırstan abidesi..
Var mı utanan öğrencilerin, bugün ve hergün senin elini öperken?
Diyebiliyorlar mı sana, ben sattım kendimi, dini alet ettim, sömürdüm insanları, demokrasinin örtüsünün altına saklandım da ne engellemediğim protesto kaldı, ne de sansürümden geçmeyen medya. Diyebiliyorlar mı gözünün içine baka baka, insanımızı eğitmek, düşünmesini sağlamak bir yana dursun, bilakis düşünen insan istemiyoruz, bunun için de medyadan eğitim kurumlarına kadar her ne varsa içini boşaltıyoruz, beyinleri karartan, insanı kendinden uzaklaştırıp oyalayan televizyon programlarıyla, yalan yanlış, fırfırlanmış haberlerle beyin kıvrımlarını azaltıp, düşünenin, eleştirenin kafasına vuruyoruz ki, korksunlar ortalıkta dolaşmaya. Ve onları görenler de ders alsın, yaşken eğilsin çocuk, soru sormak onun neyine, öğrensin eleştirirse nasıl vuracağımızı kafasına, eline, eğilsin yaşken önümüzde. fikirsiz zikirler istiyorlar Öğretmenim! Yüzleri kızarmadan öpebiliyorlar mı elini, bunları söyleyerek..
Kızarmazlar, beklemeyin siz de..
Yeşilin üstünü boyayamıyor artık utanç kırmızısı..
Biz de utanıyoruz öğretmenim elini öperken;
tek yürek olamadık;
anlatamadık, aktaramadık, yettiremedik karanfili elden ele..
Affet..
Ekim 24, 2011
SEN!!!

NE KADAR GERÇEKSİN ?!?!?!???
bakışın..
sesin..
elin..
dilin..
sahnen..
denizin..
isteklerin..
ettiklerin..
kalbin, ya gönlün..
cinnetin..
adımın..
adamın..
kadının..
tuttukların, ya bıraktıkların..
sakladıkların..
bakışların..
adandıkların..
notaların..
ezberlerin..
okudukların..
saydıkların..
düşmelerin..
özenin..
düzenin..
duaların..
sevmelerin..
NE KADAR GERÇEK ?!?!?!!??
NE KADAR GERÇEK ?!?!?!!??
Ekim 23, 2011
sahneden çık!
CELİLE TOYON, LALE MÜLDÜR, ALİCAN YÜCESOY, MİNE SÖĞÜT, AYÇA DAMGACI, FUNDA ERYİĞİT, HARUN ATEŞ ve PEK ÇOKLARI…
ayrıntılı bilgiye burdan buyrun..
Ekim 11, 2011
su.. su.. su..
...
İki insan gibi neredeyse
dolendo
O uzun beyaz eldivenimle
tekrar çıktığımda sulara Miras'ım,
alnıma saplanacak altın bir ok olabilir.
Erden kızların önünde eğilmiş
oturuyor olabilirim alnımda altın bir okla.
Aramızda belirli uzaklıklarla eğilmiş
şarkı söylüyor olabiliriz gri sulara.
Aramızda kristal uzaklıklarla
göğe çekilmiş olabiliriz, ağlayan ünikornlar gibi.
Orion çekimi belki de yalnızca...
su
Lale müldür
İki insan gibi neredeyse
dolendo
O uzun beyaz eldivenimle
tekrar çıktığımda sulara Miras'ım,
alnıma saplanacak altın bir ok olabilir.
Erden kızların önünde eğilmiş
oturuyor olabilirim alnımda altın bir okla.
Aramızda belirli uzaklıklarla eğilmiş
şarkı söylüyor olabiliriz gri sulara.
Aramızda kristal uzaklıklarla
göğe çekilmiş olabiliriz, ağlayan ünikornlar gibi.
Orion çekimi belki de yalnızca...
su
Lale müldür
Temmuz 10, 2011
John Lennon: The Rolling Stone Interview Complete Audio Tapes

8 Aralık 1970'te, John ve Yoko 'Plastic Ono Band' albümünü tamamladıktan hemen sonra gerçekleştirilen bir röportaj..
Haziran 14, 2011
Haziran 11, 2011
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

